Hoş Geldiniz
Alanıma hoş geldiniz. Burada bulunan hikâyelere isim koymak yerine onları yazdığım günün tarihiyle belirtmeyi uygun buldum.
Canınız sıkıldığında her zaman değişen rastgele bir hikayemi okumaya ne dersiniz? Bazen insan sıkışıyor, yeni bir bakış açısına ihtiyaç duyuyor. Bunun için kitapların sayfalarını rastgele açmak, niyet çekmek, zar atmak gibi farklı herhangi bir şey yapmak isteyebiliyor. Siz de hikâyelerimi rastgele karıştıracağınız takvim yapraklarındaymış gibi hayal edip bu sayfayı yenileyebilirsiniz, her yenilemede başka bir hikâye...
Üstelik "Kim bu insan?" sorusunun yanıtı da olabilir bu hikâyeler. Bir insanın yaptıkları o insanın ta kendisidir çünkü.
Eğer bu hikâyelerin her defasında yenilendiği bağlantıyı favorilerinize eklemek isterseniz işte burada:
Menüden son yazılarıma ulaşabilirsiniz.
Aşağıdaki Telegram ya da WhatsApp kanallarıma katılıp yeni yazdığım hikâyelerin sıcak sıcak telefonlarınıza iletilmesini de sağlayabilirsiniz.
İsimsiz Hikayeler Telegram Kanalı İsimsiz Hikayeler WhatsApp Kanalıİlk e-kitabımı ücretsiz olarak indirip okumak isterseniz Dijital kitaplar'dan indirin.
"Vızıltı Flüt Islık İndir"Bu da Kitap Yurdu'ndan satın alabileceğiniz ilk romanım:
Rastgele Hikâye:
09.01.2019
Steplerde at koşturmanın nasıl bir şey olacağını hep merak etmişimdir. Sınırlayıcı hiçbir işaret olmadan… Belki sadece yemek yeme ihtiyacı…
İnternette profilinde at resimleri olan bir Moğol ile tanışmıştım. Özellikle aramıştım çünkü. Tabii anlaşacağım birisi olması önemliydi; ama ilk ve en önemli kriter Moğol olmasıydı.
Görünen ismi bile at emojisiydi. Sonradan öğrendiğime göre Camuka’ydı; ama onu düşündüğümde şimdi bile o emojiyle gelir zihnime.
İyi arkadaş olmuştuk. Amaçlarımızı, birbirimizden beklentilerimizi başta söylemiştik. O İngilizcesini geliştirmek, ben de hem biraz Moğolca öğrenmek hem de kendimi davet ettirebilmek…
evet, en kısa zamanda beni davet etmek istiyordu. Yani ondan yararlanmaya çalışmamış, gizli kapaklı iş çevirmemiş, her şeyi baştan söylemiştim. At koşturmak istediğimi, birkaç gün de özgürlükte kendimi kaybetmek, rüzgarla bir olmak istediğimi söylemiştim açıkça.
Sonunda o gün gelmişti. Oraya gidebilmiş, çok iyi anlaştığım bir at bulabilmiştim.
Ne var ki, hesap etmediğim bir şey çıkmıştı.
Her adımımda, o da benimle gelmek istiyordu. Bunu kendisine hak sayıyor, beni kollaması gerektiğini düşünüyor, tersini kendisine haksızlık kabul ediyordu.